CHP İzmir’den İstanbul Sözleşmesi Sözü - "Geri Dönülünceye Kadar Susmayacak, Durmayacak Yılmayacağız"  
01.04.2021
773
Yazı Boyutu: A- A+

 

CHP İZMİR’DEN İSTANBUL SÖZLEŞMESİ SÖZÜ.

Kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddetin önlenmesi ve bunlarla mücadeleyi içeren İstanbul Sözleşmesi’nin AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bir gece yarısı kararıyla feshedilmesi, Cumhuriyet Halk Partisi İzmir İl Örgütü tarafından Konak’ta gerçekleşen basın açıklamasıyla protesto edildi.

Basın açıklamasında,İstanbul Sözleşmesi’nin feshine yönelik AKP iktidarına tepki gösterilirken, vatandaşlara, kurum ve kuruluşlara İstanbul Sözleşmesi için mücadele edilmesi çağrısında bulunuldu.  Açıklamayı CHP İzmir İl Başkanı Deniz Yücel yaparken İl Kadın Kolları Başkanı Nurdan Şenkal Uçar da konuşma yaptı. Açıklamada, CHP İzmir Milletvekili Atilla Sertel, CHP Parti Meclisi Üyesi Devrim Barış Çelik, CHP eski Genel Başkan Yardımcısı Zeynep Altıok Akatlı, Balçova Belediye Başkanı Fatma Çalkaya, Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Şengel, Konak Belediye Başkanı Abdül Batur, CHP Kadın Kolları MYK Üyesi Hatice Semerci, CHP İzmir İl Yöneticileri, İlçe Başkanları, İlçe Kadın Kolları Başkanları ve İlçe Kadın Kolları Yöneticileri ile Belediye Meclis Üyeleri de yer aldı. 

‘42 MİLYON KADINI RİSKE ATIYORLAR’
İstanbul Sözleşmesi’nin feshi kararıyla Cumhur İttifakı’nın 42 milyon kadının yaşam hakkını, vücut dokunulmazlığını, bedensel ve ruhsal bütünlüğünü riske attığını belirten CHP İzmir İl Başkanı Deniz Yücel, “Kadına hiçbir zaman hak ettiği değeri vermeyen AKP ve onun menfaat ortağı, bir avuç oy kaygısıyla bir kısım tarikatlara ve kadınları ikinci sınıf insan yerine koyan çağdışı anlayışa teslim olmuştur. Geçmişte iktidar olmak ve iktidarlarını korumak için FETÖ’yle ortaklık yapanların 15 Temmuz’da bu millete neler yaşattıklarını unutmadık... Aynı kişiler ve aynı anlayış bugün de kadınlarımızı ve bu ülkenin geleceğini, aydınlık yarınlarını kendi iktidarlarını sürdürmek için riske atıyorlar. Kadınlar arasında bizden olanlar ya da olmayanlar şeklinde, sınıfsal bir ayrım yapacak kadar, halkın gerçeklerinden uzaklaşmış olanlar şunu iyi bilmelidir ki; kadınlar sınıfsal bir ayrıma maruz bırakılamaz. Kadın her şeyden önce insandır. Yaradılışından, Anayasa’dan ve yasalardan gelen hakları vardır. Ve bu haklar; bir tek adamın, kadın düşmanı politikalar uygulayan bir menfaat ittifakının tekelinde değildir” diye konuştu. 

‘SON  20 YILDIR SÜREKLİ GERİYE GİDİYORUZ’
Cumhuriyet dönemindeki kadın hakları alanındaki kazanımlara dikkat çeken CHP’li Yücel, “Cumhuriyetin ilk yıllarında gerçekleştirilen devrimler, ülkemizde çağdaş sosyal yaşamı oluştururken, Türk kadınına hakların teslimi için ilk adımlarını atmış, 17 Şubat 1926’da kabul edilen medeni kanunla beraber, Türk kadınına bugün sahip olduğu haklar daha o yıllarda teslim edilmiştir. Dünyanın birçok medeni ve ileri ülkesinden önce Türk Kadını seçme ve seçilme hakkını 1934 yılında kazanmıştır. Yaklaşık yüzyıl önce atılan bu adımların ileri gitmesi beklenirken, son 20 yılda her geçen gün daha da geriye gidiyoruz” dedi.

‘VAATLER SAHTE VE İÇİ BOŞ’
‘Yılda, ortalama 300 kadının öldürüldüğü bir ülkede yaşıyoruz’ diyerek konuşmasını sürdüren İl Başkanı Yücel, “Kadın istihdamının 28.7’de kaldığı, kahkaha atan kadını “iffetsiz” hak arayan kadını “terörist” ilan eden bir anlayışın yönettiği bir ülkede yaşıyoruz. Kadın katillerinin cezasında töre indirimi, namus indirimi, iyi hal indirimleri yapılırken, taciz, tecavüz suçlularını özel aflarla serbest bırakan bir anlayışın yönettiği bir ülkede yaşıyoruz. O yüzden; “İstanbul Sözleşmesi’nden çekildik ama daha iyi tedbirler alıp yasalar çıkaracağız” vaadi; her vaatleri gibi içi boş, günü kurtarma ve kadınları susturma amaçlı sahte bir vaattir” ifadelerini kullandı.

‘SON 1 YILDA İZMİR’DE 30 KADIN ÖLDÜRÜLDÜ’
2020 yılı başından bu yana sadece İzmir’de toplam 30 kadının öldürüldüğünü söyleyen Yücel, “Geçtiğimiz hafta daha 17 yaşında, karnındaki 5 aylık bebeğiyle 16 yerinden bıçaklanarak öldürülen Sezen Ünlü gibi, dün ise Çiğli’de eşi tarafından boğularak öldürülen 32 yaşında Ceyda gibi niceleri bu kadın düşmanı anlayış nedeniyle hayatını kaybetti. İzmir gibi eğitim seviyesi yüksek, çağdaş bir kentte bile rakamlar böylesine korkutucuysa, Türkiye’nin tamamı için insanın ürkmemesi, korkmaması mümkün değildir. İşte TBMM’de, tüm siyasi partilerin ortak desteği ve oy birliğiyle kabul edilen ve fakat geçtiğimiz hafta tek adamın bir gece yarısı kararnamesiyle çıkılan İstanbul sözleşmesi, bu korkulardan Türkiye’yi kurtaracak, canilerin kadının bedeninden, duygularından ve hayatından elini çekmesi sağlayacak olan Sözleşmenin adıdır” açıklamalarında bulundu. 

MÜCADELE ÇAĞRISI
İzmir’den çağrı yapan Yücel, şunları söyledi: “İstanbul Sözleşmesi’nin içeriğinden, kadına ve haklarına sahip çıkması ve korumasından rahatsız olanlar, aslında kadının toplum içindeki varlığından rahatsızlardır. O yüzden; demokrasi ve eşitliği ilke edinmiş tüm vatandaşlarımıza, kurum ve kuruluşlara, İzmir’den çağrımızdır; Kadınlarımızın haklı tepkilerine ortak olalım, ülkemizin dünyada kadın düşmanı bir ülke gibi yaftalanmasının önüne hep birlikte geçelim. Türkiye yeniden İstanbul Sözleşmesi’nin tarafı olana kadar, toplumun tüm bireyleri şiddetten korunana kadar mücadelemizi sürdürelim. Gelin, bir avuç kadın düşmanının, kendisini dogmalar ve töreler dışında tüm dünyaya kapatmış gericilerin ve kadını sadece evde eş ve anne olarak gören, çağ dışı anlayışın esiri olmayalım.”

‘CHP OLARAK SÖZ VERİYORUZ’
İktidara seslenen Yücel, “İstanbul Sözleşmesine geri dönülünceye kadar susmayacak, durmayacak ve yılmayacağız. Cumhuriyet Halk Partisi olarak söz veriyoruz; İstanbul Sözleşmesi’nin önemini hem kadınlar için, hem eşitlik ve adalet için, hem de ülkemizin geleceği için her yerde anlatacağız. Kimse umutsuzluğa kapılmasın. Tek adam gidecek, İstanbul sözleşmesi geri gelecek! Annelerimize, kadınlarımıza ve çocuklarımıza Selam Olsun” dedi. 

UÇAR, ‘SÖZLEŞME KADINLARIN CAN SİMİDİDİR’
Cumhuriyet Halk Partisi İzmir İl Kadın Kolları Başkanı Nurdan Şenkal Uçar ise kararın ‘yok hükmünde’ olduğunu ifade etti ve “Bizim Cumhuriyet Halk Partisi ailesi İstanbul Sözleşmesi’nin Türkiye olarak Cumhuriyeti bakımından feshine dair Cumhurbaşkanı kararına ilişkin tavrımız çok nettir: hükmündedir! Bu karar yok. Bir süredir anlamsız bir şekilde çarpıtılarak kamuoyuna kötülenen, hedef gösterilen "İstanbul Sözleşmesi"nin tam adı “Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Sözleşmesi’dir. Konseyi Bizler, sözleşmenin Türkiye Cumhuriyeti tarafından fesih girişimini bir gece yarısı öğrendik. Cumhurbaşkanının imzasıyla alınan karar 20 Mart tarihli Resmi Gazete’de yayımlandı. Tek cümlelik bu karar, ne bir gerekçe içeriyor, ne de bir açıklama... AKP iktidarı döneminde 18 yılda en az 7500 kadın sırf kadın oldukları için katledildi. Tanımadığımız ve tanımayacağımız fesih açıklamasının üzerinden 12 saat bile geçmeden 6 kadın daha koparıldı. Tam da bu yüzden İstanbul Sözleşmesi kadınların can simididir. Ata’mızın sayesinde dünyanın pek çok gelişmiş ülkesinden daha önce eşit haklara sahip olan biz kadınlar, haklarımızın gasp edilmesine asla izin vermeyeceğiz. Şu çok net bilinmelidir ki; İstanbul Sözleşmesi yürürlüktedir. Nihayetinde, tek bir kadının hayatı dahi, manasız siyasetinizden daha üstün, daha önemlidir. Partimiz, ilk seçimde iktidar olduğunda, Sözleşme’nin gereklerini tamı tamına yerine getirecektir. Biz, Cumhuriyet Halk kadının yaşam hakkının Partisi olarak, 42 milyon elinden alınmasına izin vermeyeceğiz. Tekrar söylüyoruz: Katledilen her kız kardeşimizin kanı, bu sözleşmeyi iptal etme eline bulaşmıştır. Ve bizler, tek adam hükümetine bakıp, ‘kadınlar 1’den büyüktür’ diye haykırıyoruz. Cumhurbaşkanının milletin iradesini ve hukuku yok sayarak aldığı İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararını tanımıyoruz, tanımayacağız.  Bizlerin inatla ve dayanışma bilinci ile sürdürdüğü mücadelemiz sayesinde, bu Sözleşme’ye taraf olunacak, taraf kalınacak ve ülkemizin her bir karışı kadınlar ve çocuklar için güvenli hale gelsin diye gerekleri yerine getirilecektir” dedi. 

CHPnet

SİTELERİ